Tasarımcı Masanın Arkasından Çıkarsa

Bu yazı grafik tasarımcılardan veya genel anlamda tasarımcılardan çok patronlarını ve koltuğunu kaybetmek isteyen sanat yönetmenlerini ilgilendiriyor.

Tasarımcı nasıl masanın arkasından çıkar?
Ajans içinde proje bazlı çalışmalar her zaman daha çok başarılı olması beklenilen işler olur. Maddi getirisi, prestiji vs. birçok değişken bu sebepte rol oynar. Projeye daha fazla mesai harcamak çok daha fazla başarı getireceği inancı aşılamıyorsa eğer o tasarımcı hep o masa arkasında kalacak ve dört duvar içine hapsettiğiniz tasarımcıdan sürekli kendini geliştirmesi yönündeki beklentiniz de hayal olup gidecek. Daha fazla çalıştırdığınız tasarımcıdan değil, daha fazla temiz kafayla çalıştırdığınız tasarımcıdan verim alırsınız.

Buraya kadar olan bölümde anlaştıysak eğer bir sonraki bölüm asıl konumuz. İşin özüne indiğimizde çok basit: değer, değer ve daha fazla değer. Proje kısmını geçip yıllık sözleşmeyle veya birim iş olarak anlaştığınız firma toplantılarına gelelim. Müşteri ziyaretine işi yapan tasarımcı ile birlikte gitmeniz demek; hem sağlam brief almak, hemde iş nihayete vardığında çok güçlü bir sunum demektir. Zırt pırt en ufak işlerde bile gitmeniz gerekmiyor tabiki. 300 sayfalık katalogda, web sitesi işlerinde, çok parçalı işlerde tasarımcı veya gerekiyorsa yazılımcınızla birlikte gitmenizden bahsediyorum. Ajansta kim mi işleri yapacak? Yanınızda götürdüğünüz tasarımcı revizeleriyle birlikte işi daha kısa zamanda sonuçlandıracaktır. 2. ağızdan duymaktansa direkt iş sahibinden duyup uygulaması toplamda daha direkt sonuç oluşturur.

Çirkinlik satmaz.
Raymond Loewye

Siz mail atıp giderken tasarımcı tasarladığı katalog kapağını ‘acaba hangi paspartu kağıdını kullansam, hangi fonu kullansam, uhu mu yoksa pritt mi daha şık olur’ düşüncelerini kafasında çevirir durur. Bunlar ne kazandırır:

  • Sunumunuz kesinlikle daha estetik, daha anlaşılır ve daha değerli olur.
  • Revizeler mantık dahilinde olur.
  • İşi sonlandırma süresi kısalır.
  • Müşterinizi avcunuzun içinde tutabilmenizde büyük payı olur.
  • Müşteriniz kendisine daha çok değer verildiğini düşünür.

Yapmamanızın sebebi müşterimi çalar düşüncesi mi? Siz ilişkilerinizi düzgün tutarsanız tasarımcınız sizin müşterinizi çalamaz. Korkunuz varsa yanlış yaptığınız birşeyler vardır.

Tasarımcı masanın arkasından çıkarsa ne olur?

  • ‘Çok önemli proje’ler daha sevimli olur
  • ‘Bugün mesai yapalım’lar zulümden çok keyfe dönüşür
  • Daha fazla para ödersiniz (ekmek-köfte) (göz bebekleri büyüdü)
  • ‘Tasarımcım kendini geliştirsin’ kısmında haklı olan tarafa geçiş yaparsınız
  • Tasarımcının enerjisini yükseltirsiniz
  • Ajansın prestijini yükseltecek işlere imza atılır. Belki ödül bile alabilirsiniz. (gözler parladı)

Tasarımcı neden masanın karşı tarafına geçmek istesin?
Öyle ya rahatımız yerinde iş gelirse yaparız. Gelmezse facebook, twitter derken saatleri eritir günü bitiririz(!) Bu yazı, tasarımcılığı sadece meslek olarak gören kişilerden çok enerji ve yenilik peşinde koşan tasarımcıları ilgilendiriyor. Zamanı geçirmek değil zamanı değerlendirmek mantığı ile yaşayan bireyler bu hayatta başarılı olur. Bu tartışmaya kapalı net bir konu o yüzden ‘bunu böyle düşünüyorum’ cümlesiyle bitirmek istemiyorum bu budur işte. Tasarımcının, müşteriye gitmesi, sunumlar hazırlama kısacası kendisine iş çıkarması(!) çok büyük bir motivasyondur. Elinizde maket bıçağı ile kırtasiyeye fon almaya koşarken bu enerji meslek hayatınızda size çok olumlu bir şekilde yansıyacaktır.

Sonuç cümlesi yazmak gerekirse: tasarımcı pasif değil de aktif olduğu zaman herkes kazanır.

Paylaş:


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş: