Browse By

Sektör Kitaplarından Kesitler – 1

Edinmemiz gereken çok bilgi var. Başlangıç yapmadan, yazmaya başlamadan önce doğru analiz edilen sektör tarihini okumamız, hazmetmemiz gerekir. Artık bunun için sektör kitaplarından size de sıkıcı gelmeyecek yazıları paylaşacağım.

   Neler gördüm bu 30 yılda? Neler görmedim ki… Aklıma gelenleri sıralamaya çalışayım; her şeyden önce bu işi adam gibi yapmaya çalışan herkesin sonunda yorgun düştüğünü gördüm. Her reklamcıyı hırsız gibi gören reklamverenler gördüm. Her reklamverene soyulacak kaz muamelesi yapan reklamcılar gördüm. Reklamverenle reklamcının elele verip halkı ve devleti soyduğunu gördüm. Reklamcıyı, dostlar alışverişte görsün mantığından da berbat bir kafayla reklamverene ayaküstü satıveren reklam medyası ve medyacılar gördüm. Reklamcılarla sidik yarışına giren halkla ilişkilerci gördüm.

   Reklamları halk düşmanı ilan eden bürokratlar dernek yöneticileri akademisyenler gördüm. Halkı salak yerine koyan reklamlar gördüm. Yanıltıcı reklamı önlemek amacıyla hareket eden özdenetim kuruluna ‘siz kim oluyorsunuz diyen!’ yargıç duydum. Türkçe’yi doğru dürüst konuşamayan yazamayan TRT denetçileri gördüm. Türkçe’yi yaratıcılık kisvesi altında katleden yeni yetmelere yetiştim. Yeni yetmelerin “brand manager” veya “ürün müdürü” versiyonlarından feyz aldım! Dersine hiç çalışmamış ve çalışmayacak reklam sorumlularıyla tanıştım. Dersini hiç çalışmamış ve hiç çalışmayacak ama bunu hiç çaktırmayacak afrasından tafrasından yanında yaklaşılamayacak meslektaşlarla (!) yarıştım. Stratejinin ne olduğunu açıp bana sormak alçakgönüllülüğünü gösteren dost reklamcılara destek verdim. Bazı reklamcılar ise destek verecek yerde “ilmi, Türkçe’ye çevirdiği yazılardan menkuldür” dediler. El vermeye, reklam yazarı yapmaya çalıştığım metin yazarlığı cin olmadan adam çarpmaya çıktıkları çok oldu.

   Ajanstan ayrılıp ajans kuran (!), kurar kurumazsa ilk iş olarak ayrıldığı ajansı müşterilerine sarkan müşteri temsilcilerim oldu. Reklamın R’sini anlamamış ve anlamayacak film yönetmenlerine dert anlattım, ders anlattım, üste para verdim. Aynı filmi sanat yönetmenlerinde de çoğu kez karşıma çıktı. Çıkarının nerede olduğunu bilmeyen şirketi için iyinin nerede yattığını anlamayan tüccarlarla muhatap oldum. Onlara rağmen işler yapmaya çalıştım. Yaptığım işler, şirketi için iyinin nerede yattığını anlamayan tüccarlara rağmen iş yaptı. Yaptı ama account ajansınızdan alındı alttan alttan altımızı kazan ajanslara gitti. Ajansların dernek toplantılarında başka, müşteri karşısında başka şey söylediği çok oldu. Çok sayıda çalışanını kapının önüne koyan kendisi değilmiş gibi derneğe yazı yazıp “derneğin icraatını beğenmiyorum niye işsizliğe karşı fon kurmuyorsunuz” diyen ajans sahiplerinin bu yaratıcılığı şaşırtıcıydı.

-Haluk Mesci. MediaCat – 2003

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir